ZAMANSIZ HİKAYELER

Gerçekle hayalİn, geçmİşle geleceğİn arasında kalmış hİkâyeler.

arap atı – İNSAN OĞLU ŞEÇİLMİŞ CÜMLERLERİNE ŞÖYLE BAŞLAR.

“Seni çok seviyorum. Seninle vakit geçirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Sözlerin, hislerin, bana kendimi özel hissettiriyor. Ama artık hayatımı, ailemi, çocuklarımı ve arkadaş çevremi tanıyorsun. Evet, bir eşim ve iki çocuğum var.

Kalbim yaptıklarım için beni sorguluyor. Aklım ise seni görmemeyi, hayatıma kaldığım yerden devam etmeyi fısıldıyor. Ama kalbim hep sana çekiliyor, seni görmek, seninle mutlu olmak istiyor.

Senin kalbinden çıkan o güzel duyguları her gördüğümde, daha da etkileniyorum. Onları seviyorum… ve seni bir gün hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum. Eğer bir gün görüşmeyi bırakmak zorunda kalırsak, aramızda nefret oluşmasından da çekiniyorum. Bu düşünceler arasında kalbim beni yine azarlıyor.

Bu yazıyı sana tek bir sebeple yazıyorum: Çünkü seni gerçekten seviyorum ve kalbini kırmak istemiyorum.

Bana ‘Benimle aynı şeyleri hissediyor musun?’ diye sorduğunda, içtenlikle şunu söyleyebilirim: Evet, hissediyorum. Belki de benim duygularım seninkilerden daha da derin.

Bu bir veda mesajı değil. Bu, kalbini korumak, seni her zaman mutlu görmek ve ne olursa olsun sevgimin gerçek olduğunu bilmeni sağlamak için yazılmış bir mektup. Ayrılsak bile, içimdeki sevgi seninle kalacak.”